Zeytin Ağacı

zeytin ağacı

zeytin ağacı

Zeytin Ağacının Tarihi

Zeytin ağacı , yaklaşık 40.000 yıl öncesine dayanan birçok efsaneye konu olmuş kutsal bir ağaçtır. Zeytin ağacı Dünya üzerinde yetişen ve yetişmekte olan bütün ağaçların ilki olduğu söylenmektedir. Zeytin tarihine ilişkin en eski bulgu Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik çalışmalara dayanır. Bu durumda Zeytin yetiştiriciliğinin tarihi de ilk insanlara dayanmaktadır. Zeytin, kutsal kitaplarda ve birçok efsanede yazılmıştır.

Zeytin tarihi Kutsal kitaplarda hadislerde yer almaktadır.

Cennette iki tane ağaç olduğuna inanılır. Bir tanesi incir ağacıdır gerçeği temsil eder, diğeri ise hayatı temsil eden Zeytin ağacıdır. İslamiyet’de Zeytin dünyanın ekseni, Zeytin dalı ise Hz. Peygamber’in sembolü olarak kabul ediliyor. Kutsal, çünkü tanesinden elde edilen Zeytinyağı, nur misali ışık kaynağını, Hristiyan inanışına göre tufandan sonra biten ilk ağaç, Zeytin ağacıdır. Tanelerinden elde edilen kutsal Naturel zeytinyağı öyle değerli ki, Yahudi krallar gibi Hristiyan rahiplerin de onunla kutsandığı biliniyor. Efsanelere göre Roma İmparatorluğun da Zeytin hayatın anlamıdır.
Zeytin ağaçlarının Türkiye’de tüm bölgeyi kapsayan yetişme alanı vardır. Ağırlıklı olarak Marmara ve ege bölgesinde bulunmaktadır. İzmir’in kuzeybatısında Çeşme yarımadasındaki Urla’da Klazomenai kentinde yapılan arkeolojik çalışmalarda 2500 yıllık tarih gün ışığına çıkarılmıştır ve MÖ. 3000 yılında yapılan ve yağ üretiminde kullanılan ilk toprak kazan bulunmuştur. Zeytin,tarih boyunca zeytin ağacına verilen değeri anlamak için, insanoğlunun ona umut, barış, zafer gibi anlamlar yüklediğini, hatta kimi toplumlarda ağacın ve meyvesinin kutsal sayıldığını bilmek yeterlidir. Yaşadığımız modern çağda altın sıvı Zeytinyağı yeni bir statü kazanmıştır. Sağlık, lezzet ve saflık…
Zeytin ağacı, tarihi boyunca genellikle rakımı düşük coğrafyalarda yetiştirilmesini öngörmekteyiz. Ancak denizden 1000 metre yükseklikte de, tarımı yapılabilmektedir.Zeytin tarihine baktığımız da Türkiye’de, 800 hatta 1000 metreye kadar Zeytin yetişmektedir.Zeytin, özellikle 400 metrenin altındaki alçak alanlarda, daha verimli olur.Zeytin ağacı için, yetiştirilmeye elverişli coğrafya; yazları sıcak, kışları ılıman geçen iklimlerdir.Zeytin, suyu sever, ama susuzluğa da dirençlidir. Aynı ölçüde verimli olamasa bile, zeytin ağacı, kendisini, bölgenin iklim yapısına uydurmayı başarır.

zeytin donması

Zeytin ağacının en büyük düşmanı, dondur ve -12°C’de kurur. Zeytin ağacına, fakir toprakların zengin ağacı denir. Sulanınca, verimi artar. Su yetersiz olunca da, ufak-buruşuk tane verir. Yalnız düzenli sulanıp sonra su kesildiği takdir de de, Zeytin ağacının suya alışacağı için direk susuzluk etkisi göstermektedir. Zeytin ağacı, yayla ve tepelerde iyi gelişir ve bol ürün verir. Böyle yerlerde, yağ oranı da yüksek olur. Sofralık Zeytin çeşitleri için düzlük yerler, daha uygundur.
Zeytin, meyvesinin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen, altın sarısı yağı olan, çok değerli bir ağaçtır. Şartlar uygun yetiştirilirse, 5-6 yıl içinde, meyve verecek duruma gelir. Zeytin ağacının verimli hale gelmesi, 20 yılı bulur ve giderek de verimi artar. Zeytin tarihinde ağacının 35-150 yıl arası, ağacın olgunluk ve tam verim dönemidir.

Zeytin ağacı, bir yıl bol ürün verirken, arkasından gelen yılda adeta dinlenir ve verimi azalır. Sonuçta, bir yıl çok, bir yıl az ürün verir. Buna Periyodisite denir. Bu durum, halk arasında var yılı ve yok yılı olarak adlandırılır.

Zeytin ağacının gövdesi, birbirinden bağımsız, farklı kısımlardan oluşmaktadır. Böylece, gövdenin şekli, her bir ana dalın gelişmesine, değişmektedir.Zeytin ağacının gövdesinin, toprak altında kalan kısmına; turp, bunun etrafındaki şişkinliklere; yumru denilir.Zeytin ağacının herhangi bir kısmı, kök yapma özelliğine sahiptir.Zeytin ağacının, ana kökü, sürekli yeni kökler vererek, gövde ve dalları besler.

Zeytin ağacı çok dayanaklı ve çok kolay çoğalmaktadır. Yaşlansa gövdesi kesilse çökse dahi köklerinden fışkıran sürgünlerle canlanır. Çok sağlam odun çıkartır. Erozyona karşı mücadele de, en uygun ağaçtır. Orman yangınlarına dayanıklıdır. Yanan ağaçlar kısa sürede tekrar sürgün verecektir.

Yetişkin bir zeytin ağacının boyu ortalama 9-10 metreyi bulur. Sık dallı yayvan tepelidir. Genç zeytin ağaçları, geniş, kıvrımlı, yumrulu, yuvarlak tek gövdelidirler. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak, artan boy kadar her sene genişler ve tacının 2-3 misli genişlikte, bir alana yayılabilir. Verimli topraklarda, taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri, gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir.

Zeytin ağacı, yüksek bir morfogenetik(genetik yapısı) güce sahiptir. Bu nedenle, yeniden şekil vermek için yapılan budamaya, gençleştirmeye, çok iyi cevap verir.Zeytin ağacı, sadece meyvesi ile değil; dalı, zeytinyağı, kökü ve yaprağı ile de, üreticisine katkıda bulunmaktadır.

Zeytin ağacı, yaz-kış yapraklıdır. Hastalığa uğramazlarsa yapraklar, ortalama 2-3 yıl yaşarlar. Dökülenin yerine yenilenen yapraklar, dayanıklıdır. Bundan dolayı,zeytin ağaçları, sanki yapraklarını, hiç dökmezmiş gibi daima yeşil görünür. Yaprakların, bir kısmı çıkarken, bir kısmı döküldüğünden bu durumun farkına varılmaz.
Yapraklar, Zeytin ağacının sağlık göstergesidir. Kurumaları, sararmaları, düşmeleri; ağacın iyi bakılmadığının, yeterli suzeytin-tarihi-nedir-nerelere-dayanir-mitolojisi-nedir-2 almadığının, toprağın gübreye ihtiyacı olduğunun göstergesidir.Zeytin yaprakları, ışık, yüksek veya düşük sıcaklık gibi, extrem çevre şartlarına karşı hassastırlar. Gelişmesinde ve fotosentez eğiliminde, belirgin bir azalma görülür.

Zeytin tarihi, ağacının yalnızca meyvesi ve ondan elde edilen yağı değil; yaprağı da, insan sağlığı yönünden önemlidir. Bugüne kadar zeytin yaprağında, 100’e yakın madde elde edilmiştir.

zeytin ağacı yaprağı

Yaprakta bulunan bu maddeler, zeytin çeşidine uygulanan kültürel tedbirlere, yetiştiği bölgeye ve hasad zamanına göre farklılıklar gösterir.

Yeni yapılan araştırmalarla olağanüstü özellikleri ve kansere karşı etkinliği ortaya çıkan “Zeytin yaprağı” ve içindeki “oleuropein” maddesi.

Meyve suyu gibi tüketilebilen tek meyve yağı Naturel Zeytinyağıdır.

Naturel zeytinyağları koroner hastalıkları önlemekte önemli bir fonksiyonu olup, kemik gelişimi, beyin ve sinir sistemi üzerinde etkilidir. Naturel zeytinyağları kolesterol seviyesini düşürdüğü gibi, atreiosclerosise engel olmaktadır. Naturel Zeytinyağları yüksek kan basıncını ve diyabeti önlemektedir. Sindirim sistemini düzenleyerek gastrit ve ülsere engel olmakta, safra kesesi taşlarının oluşumunu engellemektedir. Zeytinyağ Anne sütündeki yağa eşdeğer tek nebati yağdır. Yiyeceklerimizin lezzetine de lezzet katar ve daha birçok faydası bulunmaktadır. Zeytinyağı faydaları linkinden daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Dünyanın en önemli Zeytinyağı üreticilerinden biri olan ve “Zeytinyağlılar” kavramını mutfağında kullanan tek ülke olmasına rağmen, Türkiye Zeytinyağı tüketiminde diğer Akdeniz ülkelerinin gerisindedir. Bu mucizevi hayat iksirini tüm insanların keşfedip kullanmasını sağlama görevi de bizlere düşmektedir.

NATUREL ZEYTİNYAĞI